29 Ağustos 2010 Pazar

AŞK VAR! HEP VAR!



Aşk yok artık! Diyen binlerce ses…

Aşkın geçmişte kaldığını, dizilerde, filmlerde, hayallerde olduğunu iddia eden binlerce yürek…


Bu düşünce öylesine sarmış ki insanları ümitsizliğin bataklığında dibe doğru çekilip batmaktalar. Daha aşkın ne olduğunu bilmeyenler ağızlarımıza sakız edip, duyulduğunda usanç veren bir söz olarak yalnızlığa ittiler. ( İnsanoğlu böyle işte daha bunun gibi nice derinine inemediği sözleri katletti!)


Kendi acizliğinin farkına varamayan insanlarda onun olmadığını sanıp fakirliğin dibine vurdular.


Hâlbuki aşk her yerde…


Kâinatın her bir zerresinde;


Kuru toprakta, rengârenk çiçekte, gökyüzünde, ince ince süzülen yaşlarda, derinden çekilen her nefeste AŞKın en güzel parçaları vardır. Hatta şu seyyar Dünya’nın dönüşünde bile aciz akılların anlayamayacağı güzellikte derin bir AŞK vardır.


Ancak kalpleri kör, sağır, dilsiz insanlar bunu anlayamaz. Bu güzelliği bir saniyede gördüğü iki saatte tanıyıp üçüncü günde sıkıldığı boş işlerde yaşamak ister. Yaşayamayınca da yok der. Ne AŞKı yaşayabileceği bir insan vardır onlar için ne de AŞK.


Acaba bu kör, sağır kalpli aciz dönüp kendine hiç bakmış mı? Kendini hiç kalp süzgecinden geçirmiş mi? Acaba ben böylesine güzel bir şeye layık mıyım? diye sormuş mu kendine? ( a pardon sağır ve kördü değil mi?)


Aşk; yalancı, kalpleri kırıp toplamayan, iki günlük yaşayan, doyumsuz, helalden uzak insanların asla tadamayacağı bir lezzet, asla ulaşamayacakları bir mertebedir. Siz neyseniz karşınızdaki de size eşdeğerdir!

0 çatlak ses:

Yorum Gönder

Template by:
Free Blog Templates