Günler sonra rahat bir nefes alarak ve derse geç kalmayı bir
fırsata dönüştürerek okulun bahçesinde tam da hayalimdeki gibi bir köşe buldum. Ağacın altında bir bankta oturmuş bir türlü okumaya fırsat bulamadığım Güzel
Susma Sanatı (B. Akyürek) kitabını açmış kendimi kitabın sayfaları arasında
gezdiriyordum. Her şey çok güzeldi. Ta ki arkamdaki banka bir çift gelene dek…
Kız boğazını yırtarcasına ağlıyor erkek boynunu bükmüş
dinliyordu.
“Ayrılmak istemiyorum, nolacak he nolacak sen başkasıyla
evleneceksin ben başkasıyla…” diye devam eden tek kişilik bir konuşma... Kulağıma gelen bu seslerle aniden gerçek,ezberlenmiş,saçma dünyanın kara
pençelerine düşecek gibi olsamda büyük
bir gayretle kendimi kitabımın kucağına atmayı başarabildim. Ancak çok uzun
sürememişti. Çünkü kızın hıçkırıkları bütün büyüyü yok etmişti.
Erkek çok güzel susuyor kız güzel höykürüyordu. Bu durum elimdeki
kitabımın canlı örneğiydi sanki. Hayatımda ilk kez bir kitabı okurken aynı anda
canlı tezahürünü seyrediyordum. Kitabın büyüsünden olsa gerek(:
NOT: Yağmur damlaları nazikçe üzerime düşerken yazıyor ve
okuyordum(:




0 çatlak ses:
Yorum Gönder